romabet romabet romabet
deneme bonusu veren siteler
DOLAR 46,1591 0.05%
EURO 53,5587 0.52%
ALTIN 6.183,102,39
BITCOIN 29301162,97%
Yalova
24°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Özgüven mi, Yetkinlik mi?

Özgüven mi, Yetkinlik mi?

Bilgi arttıkça insanın kendine duyduğu kör güven azalır, farkındalığı ise artar. Asıl mesele her şeyi bildiğini sanmak değil; öğrenmeye devam edecek kadar mütevazı kalabilmektir.

ABONE OL
11 Haziran 2026 11:35
Özgüven mi, Yetkinlik mi?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Son yıllarda iş dünyasında, eğitimlerde ve sosyal yaşamda sıkça karşılaştığımız bir durum var:

Bazı insanlar kendilerini olduklarından çok daha yetkin görürken, gerçekten başarılı ve donanımlı insanlar çoğu zaman kendi yeterliliklerini sorgulamaya devam ediyor.

İlk bakışta bu durum bir çelişki gibi görünse de aslında insan psikolojisinin oldukça ilginç bir gerçeğini yansıtıyor.

Psikoloji literatüründe “Dunning-Kruger Etkisi” olarak bilinen bu durum, bilgi ve beceri düzeyi düşük olan kişilerin kendi yeterliliklerini olduğundan fazla değerlendirmesine; bilgi ve deneyim seviyesi yüksek olan kişilerin ise eksiklerini daha net görebildikleri için kendilerini daha mütevazı değerlendirmelerine işaret ediyor.

Günlük hayatımızda bunun birçok örneğine rastlıyoruz.

Bir toplantıda en çok konuşan kişinin en bilgili kişi olduğunu düşünürüz. Oysa çoğu zaman gerçekten uzman olan kişiler konuşmadan önce düşünür, analiz eder ve sorumluluğunu taşıyabilecekleri cümleler kurmaya özen gösterir.

Çünkü bilgi arttıkça insan bilmediklerinin de farkına varır.

Asıl uzmanlık, her şeyi bildiğini düşünmek değil; öğrenmeye devam edecek kadar alçakgönüllü kalabilmektir.

Özellikle liderlik pozisyonlarında bu konu çok daha önemli hale geliyor.

Bir yöneticinin yüksek sesle konuşması, her konuda fikir beyan etmesi ya da kendinden emin görünmesi onu otomatik olarak iyi bir lider yapmaz.

Gerçek liderlik, ekibinin potansiyelini ortaya çıkarabilmek, gerektiğinde “Bilmiyorum” diyebilmek ve sürekli gelişime açık kalabilmektir.

Bugün kurumlarda karşılaşılan birçok yönetim sorununun temelinde de özgüven ile yetkinliğin birbirine karıştırılması yatıyor.

Özgüven elbette önemlidir.

Ancak özgüven, bilgi ve deneyimle desteklenmediğinde kişiyi yanıltabilir.

Yetkinlik ise sessizdir.

Gösterişe ihtiyaç duymaz.

Sonuçları konuşur.

Bu nedenle hem iş hayatında hem de özel yaşamımızda kendimize şu soruyu sormamız gerekiyor:

“Kendimi gerçekten ne kadar tanıyorum?”

Belki de gelişimin ilk adımı, bildiklerimizle övünmekten çok bilmediklerimizi fark edebilmektir.

Çünkü insanın gerçek büyüklüğü, ne kadar çok şey bildiğinde değil; öğrenmeye ne kadar açık kaldığında gizlidir.

Sevgi ve farkındalıkla…

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.